“AİLELER KENDİ İSTEKLERİNİ EMPOZE ETMESİN”

KISBÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Yard. Doç. Dr. Müezzin’den üniversite tercihleriyle ilgili öğrenci ve ailelere tavsiyeler:

“AİLELER KENDİ İSTEKLERİNİ EMPOZE ETMESİN”

13 Ağustos 2018 – Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi (KISBÜ) Psikoloji Bölüm Başkanı Yard. Doç. Dr. Ece Emre Müezzin, ailelere, üniversite tercihlerinde öğrencileri bölüm seçmeleri konusunda rahat bırakmaları çağrısı yaparak, “Aileler, öğrencilerin üstüne gidip kendi istedikleri bölümü çocuğa empoze etmemeli, bölüm seçimi konusunda rahat bırakmalı” dedi.

Üniversite tercih dönemi ile ilgili öğrencilere ve ailelere önemli tavsiyelerde bulunan KISBÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Yard. Doç. Dr. Ece Emre Müezzin, öğrencilerin, kendi istedikleri ve ailenin istedikleri programlar arasında kaldığına işaret ederek, çoğu zaman da ailenin istediği bölümü seçtiğini, bunun da hayatlarını etkilediğini ve meslek hayatlarında çok başarılı olamadığını belirtti. Müezzin, öğrencilerin kendi istedikleri bölünde daha başarılı bir meslek hayatı yaşadıklarının gözlendiğini söyledi.

Psikoloji bölümüyle ilgili değerlendirmelerde de bulunarak, bu bölümün özellikleri ve psikoloji mezunlarının iş olanakları hakkında bilgi veren Yard. Doç. Dr. Ece Emre Müezzin, psikolojinin çok özel bir bölüm olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

PSİKOLOJİ ÇOK ÖZEL BİR BÖLÜM

“Bu bölümü okumak için aslında bazı temel özellikler gerekmektedir; iletişim becerisi çok iyi olması lazım, göz kontağını iyi kurabilmesi, empati yapabilmesi, anlatılan şeyleri güzel analiz edebilmesi ve algılayabilmesi, ayrıca bu anlatılanları güzelce söze dökebilmesi gerekiyor.”

ÖĞRENCİLER PSİKOLOJİYİ NEDEN TERCİH ETMELİ?

Öğrencilerin psikoloji bölümünü neden tercih etmesi konusunda, “gerçekten insan sevgisi olan ve özellikle insanları iyileştirmek ve yardımcı isteyen” bir bölüm olduğunu ifade eden Müezzin, “Büyük bir çoğunluğu gönüllü olmakla mükellef olan bir meslek. Tabi ki profesyonel yardımların ardından belli meblağ alıyoruz. Fakat tüketici bir meslek olduğunu bilmek gerekir. Psikoloji öğrencileri her zaman özel öğrenciler olmuşlardır” dedi.

RPD VE PSİKOLOJİ PROGRAMLARININ FARKI

Müezzin, rehberlik ve psikoloji bölümlerinin birbirinden farkıyla ilgili şunları söyledi:

“Rehberlik Psikolojik Danışmanlık, Eğitim Fakültesi kapsamında olup normal eğitim sistemi içerisinde verimli ders çalışma teknikleri ve sınav kaygısı, yani derslerinde çok başarılı olan kişilerin sınava girince tepkimeleri gözlemleyip tedavi uygulamak rehberlik danışmalarının görevlerinden biridir. Fakat Psikoloji bölümünde, hasta olan kişileri tedavi etmeye yönelik çalışmalarımızı yapıyoruz. Şizofren, panik atak gibi rahatsızlıkları olan kişilerin psikologların da yardımıyla normal hayatlarına dönmeleri için ek tedavi yapmaktadır. Yani psikologların hastalarla çalışacaklarını bilmeleri gerekmektedir ve bu zor bir meslektir. Mesela, uyuşturucu madde bağımlısı insanların tedavileri uygulanırken

psikiyatristlerde öbür taraftan onlara ek tedavi yaparak onların bu tedavi bitişinden sonra kendilerini tekrar bu yola düşmemeleri için yardımları sağlanıyor.”

TOPLUMUN HER DAİM PSİKOLOGLARA İHTİYACI VAR

Toplumun her dönem psikologlara ihtiyacı olduğuna işaret eden Müezzin, “Toplumsal parametrelerin değiştiği günümüzde toplumun psikologlara ihtiyacı da artıyor. Şu anki gündemlerden biri olan döviz artışı ve insanların döviz üzerinden olan borçlarının istemsizce artışı… Bu, bireyleri depresyona ve bunalıma sokabiliyor. Dolayısıyla toplumun her dönem psikologlara ihtiyacı vardır. Kısacası insanın olduğu her yerde psikologlara ihtiyaç vardır” dedi.

PSİKOLOGLAR UZMANLIK ALANLARINI SEÇMELİ

Toplumda genelde öğretmenlikte daha çok istihdam olduğu yönünde bir algı olduğunu kaydeden KISBÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Yard. Doç. Dr. Ece Emre Müezzin, psikoloji bölümünün öğretmenlik bölümü olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

“Fakat öğretmen olmak istiyorlar ise daha sonra pedagojik formasyon eğitimi alıp öğretmen olabiliyorlar. Öğrencilerde, psikologlar sadece okullarda görev yapar gibi bir algı olmamalıdır. Zaten psikoloji eğitimi sadece 4 senelik süreçte tamamlanmıyor. Üzerine biz uzmanlık alanlarımıza göre alanlara ayrılmamız gerekiyor. Klinik psikoloji, gelişim psikolojisi, endüstri psikolojisi, sağlık psikolojisi gibi alanlara ayrılmamız lazım.”

PSİKOLOJİ OKUYANLARIN BİRÇOK ALANDA ÇALIŞABİLİR

Psikoloji okunanların birçok alanda çalışabileceğini anlatan Müezzin, şöyle devam etti:

“Aslında psikoloji öğrencilerinin iş bulma tedirginliklerini anlıyorum fakat psikoloji okuduktan sonra ucu açık çok iş imkanları bulabilirler. Mesela çok büyük şirketler artık bünyelerinde endüstri psikologları barındırıyorlar. Çünkü bu şirketlerde çok insan çalışıyor. Bu çalışanların verimli çalışabilmesi için endüstri psikologları onların motivasyonlarını yüksek tutmaya çalışıyor. Spor psikologları özellikle Türkiye’de en yüksek maaşa sahip olan psikologlar spor psikologlardır. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray gibi Türkiye’nin en büyük spor kulüpleri spor psikologlarıyla çalışıyorlar. Takıma gerek motivasyon sağlayarak gerekse kaygılarını maça çıkmadan önce gidererek yardımcı oluyorlar. Klinik psikologlara her daim ihtiyaç vardır. Hastanelerde veya doktor kliniklerinin yanında çalışabilirler. Yaşlılık psikolojisi ile ilgili uzmanlık bölümleri son zamanda açıldı ve buralarda okuduktan sonra rehabilitasyon merkezlerinde çalışabilirler. Yani öğrencilerimiz mezun olduktan sonra kendilerini devlet kurumlarında çalışma koşuluna sokmamalıdırlar. Özel sektörde de Psikologlara çok ihtiyaç vardır. Dolayısı ile psikoloji ucu açık olmakla birlikte iş imkânlarımda kısır değildir. Ayrıca genelleme yapacak olursam, öğrenciler klinik psikoloji okumak istiyorlar, fakat artık klinik psikoloğu çok var bu yüzden başka konularda uzmanlaşmalarını tavsiye ederim; mesela gelişim psikolojisinde ve spor psikolojisinde çok olanak var.”

KISBÜ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ OLARAK FARKLIYIZ, ÇÜNKÜ…

KISBÜ Psikoloji bölümünün farkına da dikkati çeken Müezzin, “Farkımız, biz öğretmenlerimizi uygulama alanından gelen hocalardan seçmeye çalışıyoruz. Çünkü psikoloji gibi alanlarda uygulama en

az teori kadar çok önemli. Uygulama deneyimlerini öğrencilere aktaracak bir ekibimiz olduğu için bu konuda üstün bir bölümümüz var. Danışmanlıkta neyi nasıl yapacaklarını, bireysel terapilerde nasıl uygulama yapacaklarını öğrencilerimize dönem içerisinde öğrettiğimiz için uygulama alanında da üstün bir bölümümüz olduğunu düşünüyorum. Bu sayede yüksek lisans programlarındaki uygulamalı deneylerde daha tecrübeli bir imkan doğuracağını düşünüyoruz ve misyonumuzu da bu yönde belirledik ki bu da bizi diğer üniversitelerden farklı kılan şeydir” dedi.

AİLELER ÖĞRENCİLERİN ÜSTÜNE ÇOK GİDİYOR

Üniversite tercih döneminde ailelere ve öğrencilere tevsilerde de bulunan Müezzin, liselerde aydın ve entelektüel bir kesim geliştiğini belirterek şunları söyledi:

“Yıllarca psikologluk yapmış biri olarak söyleyebileceğim tek bir şey var; aileler öğrencilerin üstüne çok gidiyor. Bazı alışılagelmiş genellemeler var. Bunlar aile mesleği olsun veya meslek alanlarını kısıtlamak başka programlarda daha çok iş var gibi söylemler. Bu söylemlerin göz ardı edilmesi lazım, çünkü öğrenci en rahat ve en kaliteli eğitimi ancak kendi istediği, arzuladığı bölümde yaşayabilir. Buradan ailelere söyleyeceğim şey çocuklarının üstüne çok gitmesinler, biraz onların seçme hakkına imkan sağlasınlar. Ailelerin öğrencilerin üstüne gidip kendi istedikleri bölümü çocuğa empoze etmemeleri gerekir. En kolay yöntem bu olacak diye düşünüyorum, çünkü çocuklar ne istediğini biliyorlar, sadece kendi istedikleri ve ailenin istedikleri programlar arasında kalıyorlar. Çoğu zaman da ailenin istediği bölümü seçtikleri için tabiri caizse sürünerek okullarını bitiriyorlar. Bu da hayatlarını etkiliyor ve meslek hayatlarında çok başarılı olamıyorlar, fakat kendi istedikleri bölümde daha çok başarılı oldukları bir meslek hayatı yaşadıklarını gözlemleyebiliyoruz.”

BİZ SİZE ULAŞALIM

Mesajınızı Bırakın, Biz Size Ulaşalım!

X
BİZ SİZE ULAŞALIM